Değerli meslektaşlarımız, kıymetli dostlarımız ve toplumumuzun değerli bireyleri,
İnsanlık tarihi toplum sağlığı üzerinde yıkıcı etkileri büyük olan Kara Veba, İspanyol Gribinden Covid-19 pandemisine kadar pek çok farklı salgınlar ve hastalıklar ile ilk günden beri mücadele vermektedir. Günümüzde Kanser ve Obezite 21. yüzyılın en önemli iki halk sağlığı sorunu olarak karşımızda durmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2022 itibariyle dünya genelinde 2,5 milyar insan fazla kilolu ve obez, 1 milyardan fazla kişi ise obezdir; bu sayının 650 milyonu yetişkinlerden oluşmaktadır. Türkiye’de TURDEP-II Çalışması verilerine göre obezite görülme sıklığının genel toplumda %35 oranındadır (kadın %44, erkek %27). Tüm dünyada yıllık 300 milyar dolardan fazla para zayıflama ürünlerine, bitkisel ilaçlara, egzersiz programlarına harcanmaktadır. Buna rağmen obezite sıklığı paradoksal bir biçimde artmaya devam etmektedir.
Covid 19 pandemisinde tüm dünyada hayatını kaybeden insan sayısı 6.5 milyon iken, Obezite ve ve obezite ile ilişkili hastalıklardan ise her yıl 6.6 milyon insan hayatını kaybetmektedir. Yine 2022 verilerine göre dünyada yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası ve 10 milyon kanser ile ilişkili ölüm bildirilmiştir. Obezite, artık yalnızca bir kilo ve metabolik sorun değil; birçok kanser türü için kanıta dayalı bir risk faktörü olarak da kabul edilmektedir.
Bilimsel araştırmalara göre Obezite, en az 13 farklı kanser türünün gelişme riskini anlamlı biçimde artırmaktadır. Bunlar arasında meme (özellikle postmenopozal), kolorektal, pankreas, karaciğer, endometrium ve özofagus adenokarsinomu gibi maligniteler bulunmaktadır. Vücut yağ oranının artışı; insülin direnci, kronik inflamasyon, östrojen ve IGF-1 düzeylerinde artış gibi birden fazla biyolojik mekanizmalar üzerinden, kanser gelişimini kolaylaştırmaktadır.
Ayrıca, kanser tanısı almış bireylerde obezite, tedavi yanıtını azaltan, nüks riskini artıran ve yaşam süresini kısaltan önemli bir prognostik faktör olarak tespit edilmiştir. Bu nedenle obeziteyle mücadele, yalnızca metabolik veya estetik bir hedef değil; aynı zamanda kanserin önlenmesi, tedavi başarısının artırılması ve sağ kalımın uzatılması açısından da kritik bir halk sağlığı stratejisidir. Kanser ve Obezitenin birbiri içine geçmiş ve ayrılamaz bağları nedeniyle obezite ile mücadele etmek aynı zamanda kanserden korunma ve kanser tedavisi açısından büyük öneme sahiptir.
Kanser ve Obezite arasındaki bu güçlü ilişkiyi görmezden gelemeyiz. İşte bu bilinçle kurduğumuz Kanser ve Obezite Derneği, multidisipliner bir yaklaşım ile hem obezite hem de kanser alanında farkındalık yaratmayı, bilimsel iş birliklerini teşvik etmeyi ve halk sağlığına yönelik sürdürülebilir projeler geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Derneğimiz, ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel çalışmalara katkı sunmak, konu ile ilgili sağlık profesyonellerini eğitmek, aralarındaki bilgi paylaşımını güçlendirmek ve toplumda bilinç düzeyini artırmayı hedeflemektedir.
Sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum, güçlü bir geleceğin teminatıdır.
Saygılarımızla,